Amerika ve İsrail’in dünyanın iki haydut devleti olarak,haydutluğunu yapmış beklenildiği gibi dün sabah saatlerinde İran’a saldırmışlardır. Bu saldırılarda Ali Hamaney’in öldürüldüğü ve İran halkının sokaklara dökülerek Amerika ve İsrail’e karşı tek yumruk olduğu gözükmektedir. Hiçbir savaş, hele ki bu savaş Mezopotamya’sa, İran’sa o ülkenin lideri öldürüldü diye teslim bayrağını çekmekle bitmez. İran toplumu eski bir medeniyettir. Türk kültürünün harmanlandığı bu coğrafyada savaş son kurşunla da bitmez, son süngüyü takacak kişi ölene kadar devam eder. Coğrafya kaderdir, bu coğrafyalar ancak ABD’ye ve İsrail’e mezar olabilir ama yar olmaz; bu coğrafyada kalıcı olmak teknoloji işi değildir. İran coğrafyası sarp ve çetindir. Osmanlı Devletimiz en güçlü olduğu dönemlerde dahi savaşmış, kazanmış lakin kalıcı olamamıştır bu topraklarda. Günümüzde İran ve Türkiye kader birliği yapmak zorundadır. Unutmayalım, İrandan sonraki hedef ülkemiz Türkiye’dir; bu alenen İsrail ve ABD medyasında dillendirilmiştir. Dün ABD’li emekli Albay Douglas MacGregor, katıldığı bir panelde yaptığı açıklamalarda İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye gelebileceğini öne sürerek tartışma yaratan ifadeler kullandı. Durum böyleyken neden başta İsrail’in gözü kulağı olmuş Malatya Kürecik üssünü kapatmıyoruz, neden risk bu boyutlarda iken ABD İncirlik üssüne el koymuyoruz? Türkiye müstemleke mi? Hedef açık; İran ve Türkiye 3. Dünya Savaşının başlangıcı 28.02.2026 olarak tarihe geçecektir. Kadim Mezopotamya’nın yiğit Türklerine, yiğit Farslarına ve her şeyden önce kendimize güveniyoruz. Bu topraklarda ne ABD ne de İsrail savaş kazanabilir. Bunu uygulamalı olarak öğrenmek isterlerse tarihte Amerika ve İsrail’in sonu notu düşülür. Hiçbir savaş teknolojiyle, bombalarla kazanılmaz. Vietnam yakın tarih; Amerikanın attığı bomba sayısı ortada, Vietnam’da kazanamadı, gene kazanamayacak.
Hasan Aktepe hasan.akteepe@gmail.com







