“Bir Gazeteci Olarak Rahmi Koç’a Sitemimdir: Kürt Kadınlarının Onuru Kahkaha Konusu Yapılamaz!”
Bu ülke yıllardır farklı kültürlerin, farklı kimliklerin ve farklı yaşam hikâyelerinin ortak vatanı olmuştur. Böylesine köklü ve güçlü bir toplumda, herhangi bir halkın kadınlarını hedef alan veya onları küçümseyen ifadelerin kabul edilmesi mümkün değildir.
Kürt kadınları bu ülkenin emekçileridir, anneleridir, öğretmenleridir, doktorlarıdır, iş insanlarıdır ve bu ülkenin ayrılmaz bir parçasıdır. Onların onuru ve saygınlığı, herhangi bir ortamda anlatılacak bir fıkranın konusu olamaz.
Toplumun önünde bulunan, milyonlarca insan tarafından tanınan isimlerin kullandıkları her kelimenin ağırlığı vardır. Bu nedenle yapılan açıklamalar ya da anlatılan hikâyeler sıradan bir vatandaşın söylediği sözlerden çok daha büyük yankı uyandırır. Tam da bu nedenle, kullanılan dilin birleştirici olması gerekirken kırıcı ve incitici bir noktaya taşınması kamuoyunda haklı tepkilere neden olmuştur.
Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuz sayesinde bir halkın onurunu tartışma konusu yapma ayrıcalığına sahip değildir. Bu ülkenin kadınları; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle aynı bayrağın altında yaşayan onurlu insanlardır.
Ben de bir gazeteci olarak Rahmi Koç’a şu soruyu yöneltmek istiyorum:
Bir halkın kadınlarını incitebilecek ifadeler kullanmak yerine, bu ülkenin birlik ve beraberliğine katkı sağlayacak sözler söylemek daha doğru olmaz mıydı?
Toplumun her kesimine saygı duymak, yalnızca sıradan vatandaşların değil; kanaat önderlerinin, iş insanlarının ve kamuoyunda söz sahibi olan herkesin sorumluluğudur. Kürt kadınlarının onuru da bu sorumluluğun dışında değildir.
Eleştiri haktır, mizah da haktır. Ancak bir halkın kadınlarını hedef alan söylemler ne toplumsal barışa hizmet eder ne de vicdanlarda karşılık bulur.












